4 Aralık 2010 Cumartesi

HARİKA BİR HAYAT YAŞAMAK


HARİKA BİR HAYAT YAŞAMAK



Güzel bir Dünya’mız var ve hayattayız,


Yaşıyoruz, görüyoruz, yürüyoruz…


Yiyiyoruz, içiyoruz, nefes alıyoruz…


O zaman hayattan tat almak sıkça gülmek gerek


Yeni doğan bebeği koklamak,


Yetimin öksüzün başını okşamak,


Sıkça güneşin doğuşunu izlemek,


Hayatın inceliklerinden tat almak gerek…


Bir çocuğun elinden tutup yürümek,


Ama birisini yoldan karşıya geçirmek,


Otobüste yaşlı birilerine yer vermek,


Küçük mutlulukların tadını çıkarmak gerek…


Sevgiliyle kırda, bayırda, sahilde yürümek,


Fırsat buldukça havuzda denizde yüzmek,


Sevdiğine sevdiğini her dille söylemek,


Her anı doyasıya kaçırmadan yaşamak gerek…


Koklarken derinden öperken sevgiden öpmek,


Tabiattaki incelikleri güzellikleri görmek,


Var olan her nimetin bir sonunun geleceğini bilmek,


Yaşarken harika hayatı adam gibi yaşamak gerek…




Aktarılamayan saklanamayan zamanı iyi kullanmak,



Her sene bir ağaç dikip, tutana kadar onu sulamak,



Küçüklerini, yaşlılarını, aileni her zaman korumak,



Bulunduğun yerin varlığının kıymetini bilmek gerek…



Avarece dolaşıp, boş boş, boş adam olamamak,



Boş hayallerle tembelce oturup solmamak,



Emek vermeden, yorulmadan hazır sofraya konmamak,



Her yudum suyun her lokmanın tadını almak gerek…



Akrabayı ziyaret etmek, cenazede taziyeye gitmek,



Davetlere icabet, düğünlerde tebrik etmek,



Mazluma yardım selama karşılık vermek,



Herkese selam vermek bu incelikleri bilmek gerek…



İşverensen işçi gibi, işçi isen kendi işin gibi düşünmek,



Yaptığın işi en iyisi ile en güzeli ile kutsal görev bilmek,



Sıkça kendini karşındakinin yerinde görmek



Her yaptığın işin bir gün hesabının olduğunu bilmek gerek…



Dünya hayatının hepsinin üç gün olduğunu,



Dün geçti onun bir daha geri dönmeyeceğini,



Yarına ise ya kavuşup ya da kavuşamayacağını,



Bu günü bu anı harika bir şekilde yaşamak gerek…



Dostlarının, ailenin, vatanının, bayrağının kıymetini bilmelisin,



Sözcükleri, fikirlerini demeden akıl süzgecinden dermelisin,



Dünyada olup bitene kayıtsız kalmadan görmelisin,



Hiçbir şey ebedi değil, her şeyin kıymetini bilmelisin…



Hastaları, yoksulları, mezarlıkları ziyaret etmelisin,



Akrabayı dostları arkadaşlarını arayıp sormalısın,



Doğru konuşmalı, düzgün yaşamalı, sözünde durmalısın,



Senden geride olanları düşünüp varlıklarının şükrünü etmek gerek…



Boş teneke, boş adam gibi, doluya göre daha çok ses çıkarır,



Adam gibi düşünen adam gibi yaşayanlar peşinden iz bırakır,



Sözlerini fikirlerini akıl süzgecinden geçiren her yerde aranır,



İşinde, sözünde güzel huyunda ustası olmak gerek…



Çok üreten az ücret, ağlayarak çok konuşan iyi kazanır,



Böreğin göbeğini pastanın büyüğünü meramını iyi anlatan alır.



Üretip de satamayan, altında olsa ürünü, yolda yaya kalır,



Gene de her işte orta yollu olmak gerek,



Bir gün kendinin de özürlü yardıma muhtaç olabileceğini,



Bir gün seninde bir böbrek bir organa ihtiyaç duyabileceğini,



Hiç beklemediğin bir anda, bir yerde ölebileceğini,



Gene de organlarının bağışında bulunmak gerek.



Bu sağlığın bu gençliğin bir gün biteceğini,



Varlığın zenginliğin güzelliğin sönüp gideceğini,



Her canlı gibi seninde bir gün öleceğini,



Ölürken bile adam gibi hazır olup ölmek gere



2.11.2010





maç